Ana içeriğe atla

Benden Bana

 



Yeni yaşıma 4 ay kala on yaş büyüdüm. Attığım her yaşta ise yeni bir şey öğrendim. 

Beni kıymetsiz kılan yine benim, öğrendim. Kırgınlığımı, kızgınlığımı hiçbir zaman kıymetli görmedim. Sırf bu yüzden kendi kırgınlığımı hep ben geçirdim. Bir süre sonra da kırgınlığı önemsenmeyen biri haline geldim. Hallederdim ben onlara göre, hep halletmiştim. 

Susmak öyle her zaman marifet değilmiş, öğrendim. Bazen sevinci de, öfkeyi de, nefreti de haykırmak gerekiyormuş. Çünkü senin sustuğun her kelime, karşındakinin konuşmasına ekleniyormuş. Senin "Bak bu yanlış!" demediğin her yanlışı, karşıdaki kendi doğrularına ekliyormuş. 

Sustuğun her yanlış senden bir hak eksiltiyormuş. Susmak bizim toplumumuzda haklılığın eksilmesiymiş. Susmak, bir sonraki konuşmada kelimelerinin eksilmesiymiş. Susmak anlayışın, sevginin, verilen kıymetin eksilmesiymiş. Seni kıymetli yapan sustukların değil, konuştuklarınmış. 

Sustuklarınızın duyulmasını beklediğiniz oldu mu? Susmak, özünde bir beklentiymiş. Nilgün Marmara ne demiş? "Hiçbir beklentim yokmuş gibi davranıp, içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum." Ben artık umudumu da beklentimi de haykırmak istiyorum. Gibi'lerden kurtulmak, kendimi beklentilerin kalabalığından kurtarmak istiyorum. Ben, bana dönmek istiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İndirilen Gardlara

Sevgili okur, Ben bugün gardımı indiriyorum. Bugün, kendime zayıf olma, ağlama, üzülme izni veriyorum. Bugün hep tırmandığım o zirveden kendimi aşağıya bırakıyorum. Çünkü fark ettim ki, beni en çok yoran şeyler bunlarmış. Nasıl mı? Fark ettim ki, güçlü olmak zor bir eylem. Dik durmak, hep gülmek zor bir eylem. Ama asıl zor olan, kendini bunlara mecbur hissetmek. Ağlamak zor bir eylem, ama asıl zor olan kendini ağlamamaya zorlamak. Bu yüzden kendime bunlar için izin verdim. Karşılaştığım her zorlukta, başıma gelen her olayda "Sen güçlüsün", "Sen de böyle yaparsan..." tesellileriyle avutuldum, avutulduğumu sandılar. Ama ben bu cümlelerin her biriyle yeniden ağırlaştırdım sırtımdaki yükü. Evet, her şeye rağmen dik durmak, durabilmek çok güzel. Ama yeri geldiğinde eğilmek de çok güzel. Bunu bir ağaca benzetebilirsiniz. Sürekli dik durması için çabaladığınız bir dal, en ufak eğrilikte kırılır. Ama eğilmesine izin verdiğiniz bir ağaç, fırtınada savrulsa da yerini bulur, k...

Bir İnsanı Sevmekle Başlayacak Her Şey

   Bir sene ara verdikten sonra aklımdakileri nasıl yazıya dökebilirim diye düşünürken  yazıma Yusuf Atılgan'ın şu sözü ile başlamak istedim. "Acelem yok benim, biliyorsun. Bir gün sana dünyada katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim." Bazen yıllar öncesinde yaşamış bir insan nasıl da içimizi bilebiliyor değil mi? Çoğu zaman yanımızdakiler çırpınışlarımızı anlayamıyorken üstelik. Diyebilir miyiz ki bu yüzden "Edebiyat insan ruhunun gökyüzüne açtığı bir penceredir."   Yazıma bu cümle ile başlamak istedim çünkü bunca şey yaşadığım bana göre kaç bin yıl gelen hayatımda, bir şeylerin üstesinden her seferinde sevgi ile geldim. Bir şairi, şiiri sevdim, arındı zihnim. Yağmuru sevdim, üzerime yağan her damlada kendi içimde dindim. Yanan bir binayı söndürür gibi söndürdü içimi bu sevgim. Bir kitabı sevdim Oğuz Atay  mahçupluğuyla doldu içim. Dilimde "Şuan sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim." cümlesiyle on bin...

Eksik Bir Şey Mi Var?

 "Eksik bir şey mi var hayatımda Gözlerim neden sık sık dalıyor Eksik bir şey mi var hayatımda Gökyüzü bazen ciğerime doluyor Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam Atsan atılmaz, satsan satamam Eksik bir şey mi var, anlayamam Bak çayım sigaram, her şeyim tamam Kalksam duraktan dolmuş gibi Arka koltukta unutulmuş gibi Terliklerimle, gelsem sana Sonunda aşkı bulmuş gibi" Ne yaparsanız yapın, olmayacakmış gibi hissettiğiniz zamanlar oluyor mu? Aldığınız nefesin göğsünüze takıldığı,göz yaşlarınızın içinize aktığını hissettiğiniz, "Eksik bir şey var!" diye çığlık çığlığa bağırmak isteyip de ciğerinize dolan gökyüzü ile nefes nefese sustuğunuz?  Peki ne sizce eksik olan? Sevgi mi? Belki. Peki şefkat? Neden olmasın değil mi? Kaç tane örnek verebilirsiniz bu eksiklere? Kiminiz tek bir örneğe sığdırır eksikliğini, kiminiz sayfalara sığdıramaz. Herkes, her şey bir yerde eksik değil  midir zaten? Hiç düşündünüz mü belki de eksik değil de fazla bir şey vardır? Mesela özlem. Hiç b...