Ana içeriğe atla

Hüznü Anlaşılmayanlara

Bir gün, biriyle her şeyden habersiz görüştüm. Son kez görüştüm. Bilemezdim onu, o anki haliyle bir daha göremeyeceğimi. Dağ gibi biriydi. Hani haykırsa, volkanlar patlar, kuşlar kaçar, cümle alem susardı. Dedim ya, dağ gibiydi. Oysa şairin dediği gibi, daha omuzlarındaki hüznün yükünü bile kaldıramıyordu. Kimse anlamadı da zaten hüznünden. 

Sonra bir gün geldi, o dağ devrildi. Öyle bir devrilmek ki, içinde tuttuğu volkanların, herkesten çok ona zarar verdiğini gördü herkes. O kuşlar gibi kendinden kaçıp gitmek isterken, yine en çok kendine yakalandığını gördü ama yine sustu herkes. Sahi, susması gereken yerde konuşup, konuşması gereken yerde susar mı bu herkes?

Bütün bunları uzaktan izleyen bir çocuk vardı. Büyümüştü belki ama hala çocuktu kalbi. Farkındaydı her şeyin, görüyordu volkanın dağa ne kadar zarar verdiğini. Herkes volkanı dağın heybeti sanarken; öfke duyarken, lanetler ederken dağa, o biliyordu dağın haykırdığı acısına ve aslında onlar hiç hak etmemesine rağmen onları ne kadar sevdiğini. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İndirilen Gardlara

Sevgili okur, Ben bugün gardımı indiriyorum. Bugün, kendime zayıf olma, ağlama, üzülme izni veriyorum. Bugün hep tırmandığım o zirveden kendimi aşağıya bırakıyorum. Çünkü fark ettim ki, beni en çok yoran şeyler bunlarmış. Nasıl mı? Fark ettim ki, güçlü olmak zor bir eylem. Dik durmak, hep gülmek zor bir eylem. Ama asıl zor olan, kendini bunlara mecbur hissetmek. Ağlamak zor bir eylem, ama asıl zor olan kendini ağlamamaya zorlamak. Bu yüzden kendime bunlar için izin verdim. Karşılaştığım her zorlukta, başıma gelen her olayda "Sen güçlüsün", "Sen de böyle yaparsan..." tesellileriyle avutuldum, avutulduğumu sandılar. Ama ben bu cümlelerin her biriyle yeniden ağırlaştırdım sırtımdaki yükü. Evet, her şeye rağmen dik durmak, durabilmek çok güzel. Ama yeri geldiğinde eğilmek de çok güzel. Bunu bir ağaca benzetebilirsiniz. Sürekli dik durması için çabaladığınız bir dal, en ufak eğrilikte kırılır. Ama eğilmesine izin verdiğiniz bir ağaç, fırtınada savrulsa da yerini bulur, k...

Bir İnsanı Sevmekle Başlayacak Her Şey

   Bir sene ara verdikten sonra aklımdakileri nasıl yazıya dökebilirim diye düşünürken  yazıma Yusuf Atılgan'ın şu sözü ile başlamak istedim. "Acelem yok benim, biliyorsun. Bir gün sana dünyada katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim." Bazen yıllar öncesinde yaşamış bir insan nasıl da içimizi bilebiliyor değil mi? Çoğu zaman yanımızdakiler çırpınışlarımızı anlayamıyorken üstelik. Diyebilir miyiz ki bu yüzden "Edebiyat insan ruhunun gökyüzüne açtığı bir penceredir."   Yazıma bu cümle ile başlamak istedim çünkü bunca şey yaşadığım bana göre kaç bin yıl gelen hayatımda, bir şeylerin üstesinden her seferinde sevgi ile geldim. Bir şairi, şiiri sevdim, arındı zihnim. Yağmuru sevdim, üzerime yağan her damlada kendi içimde dindim. Yanan bir binayı söndürür gibi söndürdü içimi bu sevgim. Bir kitabı sevdim Oğuz Atay  mahçupluğuyla doldu içim. Dilimde "Şuan sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim." cümlesiyle on bin...

Eksik Bir Şey Mi Var?

 "Eksik bir şey mi var hayatımda Gözlerim neden sık sık dalıyor Eksik bir şey mi var hayatımda Gökyüzü bazen ciğerime doluyor Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam Atsan atılmaz, satsan satamam Eksik bir şey mi var, anlayamam Bak çayım sigaram, her şeyim tamam Kalksam duraktan dolmuş gibi Arka koltukta unutulmuş gibi Terliklerimle, gelsem sana Sonunda aşkı bulmuş gibi" Ne yaparsanız yapın, olmayacakmış gibi hissettiğiniz zamanlar oluyor mu? Aldığınız nefesin göğsünüze takıldığı,göz yaşlarınızın içinize aktığını hissettiğiniz, "Eksik bir şey var!" diye çığlık çığlığa bağırmak isteyip de ciğerinize dolan gökyüzü ile nefes nefese sustuğunuz?  Peki ne sizce eksik olan? Sevgi mi? Belki. Peki şefkat? Neden olmasın değil mi? Kaç tane örnek verebilirsiniz bu eksiklere? Kiminiz tek bir örneğe sığdırır eksikliğini, kiminiz sayfalara sığdıramaz. Herkes, her şey bir yerde eksik değil  midir zaten? Hiç düşündünüz mü belki de eksik değil de fazla bir şey vardır? Mesela özlem. Hiç b...