Ne için yaşıyoruz, yarınlar yada yanıltılar mı?

Bir yerde bir söz okumuştum şöyle diyordu "Aslında hep en sevdiklerimiz iter bizi yarışa." Uzun bir süre düşünmüştüm bunun üzerine. En sevdiklerimiz, sevenlerimiz bizi neden bir yarışa soksun? Biz, kendimiz olduğumuz için onların hayatlarındayız değil mi? Değil.
 Hayata tutunuş aşamamız bir yarıştan ibaret. Anne karnına düşmemiz ile  başlıyor bu yarış. Çocuk yaştan itibaren bir çok dayatmaya maruz bırakılıyoruz. Din, ahlak, toplum, aile ve daha bir çok yönden dayatmalardır bunlar. Doğuyoruz, neyi seveceğimiz, neye inanacağımız, hangi mesleği seçeceğimiz hatta kiminle evleneceğimiz bile neredeyse biz dışında herkesin söz sahibi olduğu konulardır. Bunları yıkma, kendi hayatımızdan çıkıp soluklanma hakkına bile sahip değilizdir üstelik.
 Yapacağımız her şey, atacağımız her adım birilerine göre planlanmıştır hep hayatta. Sınava gireriz, başarımız komşumuzun çocuğuyla kıyaslanır, işe gireriz bu sefer de kıyaslanan maaşlardır. Evleniriz, kıyaslanma belası çocuklarımıza bulaşır. Ha zaten çocuğumuz yoksa konuşma hakkımız yoktur. Çünkü çocuk yapmazsak, eksiğizdir.
 Hayattaki başarımız, sınavda nasıl daha fazla ezber yaparım demeye yönelik değildir, ya da ne kadar daha fazla maaş aldığımız belirlemez ne kadar iyi olduğumuzu, ne kadar çocuk yaptığımız da öyle. Ya da toplumun dayattığı kurallara ne kadar daha fazla boyun eğersek o kadar daha erdemli, başarılı bireyler olmayız.
 Hayatta alabileceğimiz en büyük başarı, yaptıklarımızdan pişman olmayıp, verdiğimiz kararların getirdiği sonuçlarla mutlu olmaktır. Aslında hayatta alabileceğimiz en büyük başarı mutlu olmaktır arkadaşlar. Biz komşumuzun çocuğundan daha düşük puanlar da alabiliriz, bu bizi daha az zeki yapmaz. Daha düşük maaş da alabiliriz, bu da bizim daha az çabaladığımızı göstermez. Ha ister çocuk yaparız, istersek yapmayız bu da bizi eksik yapmaz. Kadının tamamlanmak için yollar aramasına gerek yoktur, çünkü zaten eksik olmayan kadınların tamamlanma düşüncesine kapılmaları gereksizdir. Hayatta durduğumuz nokta ise verdiğimiz kararlar ile doğru orantılıdır. Hatır, gönül için değil kendimiz için yaşıyoruz. Bu yüzden başarılı olmak istiyorsak, mutlu olduğumuz şeylere yönelmeliyiz.

Yorumlar

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Ama genede çok güzel bir konu seçmişsin. Biraz eksiklerin olabilir. Önemli olan bunların farkına varmak.. Her şey gönlünce olsun

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İnsanlığa bir ayna tutulsa kara mı gözükürdü?

Hayatı korkarak yaşayanlara